İncirli cad. No:41 Kat:4 34147 / Bakırköy / İstanbul (Dilek Pastanesinin üstü)

Kanal Darlığı Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Omurga vücudu taşıyan ve vücudun dik durmasını sağlayan; özellikle hareketlerimiz için oldukça önemli bir yapıdır. Omurga aynı zamanda, omurların ortasında bulunan ve omurilik kanalı (spinal kanal) olarak adlandırılan içinden omuriliğin geçtiği kanalı da içerir. Bacaklara duyu ve kuvvet veren sinirleri alt sırttaki omurilik taşımaktadır. Omurgaların arasındaki kanalın daralması durumunda ; buna bağlı olarak içinden geçen omurilik ve sinir kökleri sıkışır. Kanal darlığı hastalığının en sık rastlanan nedeni budur.

Yaş ilerledikçe omurların arasındaki disklerin suyunu kaybetmesinden ötürü omurlar arasında mesafe daralmaya başlar. Omurga ve küçük bel eklemlerinde bu duruma karşılık fazladan kemik yapımı yani kireçlenme oluşumu gözlenir. Bunun yanı sıra , omurları birbirine bağlayan sarı bağ dokuları kanal içine doğru kalınlaşma eğilimi gösterir ve disk kanal içine sarkar. Tüm bu semptomların sonucunda omurilik kanalı belirli ölçülerde daralır. Başka bir deyişle omurga kanalı darlığı, omurga kemiklerinin ortasında yer alan ve içinden omurilik ile sinirlerin geçtiği ince kanalın zaman içinde daralmaya bağlı olarak omurilik ve sinirle üzerine baskı uygulamasıdır. Bu baskı nedeniyle omurilik ve sinirler normal görevlerini yerine getiremez hale gelirler. 

Kanal darlığını diğer hastalıklardan ayıracak tanının konulması için değişik tanı yöntemleri kullanılmaktadır. Kanal darlığı tanısının konmasında ilk basamak hastanın öyküsü ve şikayetlerinin bilgisinin alınmasıdır. Yakınmaların ne zaman başladığı, ağrının nerede hissedildiği ve diğer sağlık problemleri gibi veriler elde edildikten sonra ikinci aşamada hasta muayene edilir. Fizik muayene esnasında hastanın kuvvet, duyu ve reflekslere bakılarak ayrıntılı bir nörolojik muayene gerçekleştirilir. Üçüncü aşama olarak hastadan görüntüleme testleri istenir. Röntgen kanal darlığında en temel tanı araçlarındandır. X ışını ile çekilen grafiler ile kanal darlığı net bir şekilde tespit edilebilmektedir. Bunun yanı sıra; kanal darlığında MR ya da tomografide yapılan görüntülemeler ile kanal çapı ölçülebilir ve tanı rahatlıkla konulabilir. 

Bel kanalı darılması özellikle 50 yaşından sonra disklerin elastikliğini kaybetmesi ile oluşur. Doğuştan yatkınlığı olan gençlerde de nadir de olsa görülebilmektedir. Erkeklerde, kadınlara oranla daha fazla görülür. Bel omurgasında kanal darlığı olan hastaların bazılarında boyun omurgasında da kanal daralması görülebilir. 

Kanal Darlığının Belirtileri

Kanal daralması her zaman belirti göstermemektedir. Kanal darlığı belirgin ölçüde olduğu halde kişide herhangi bir şikayete yol açmadığı birçok vaka gözlenmiştir. 

Kanal darlığının belirtileri genellikle bel fıtığı ile karıştırılmaktadır. Ancak; kanal darlığının  en yaygın belirtisi tüm semptomların her iki bacakta da giderek artacak şekilde seyretmesi ve şikayete neden olmasıdır. Bel ağrısı, her iki bacakta da ağrı, her iki bacağın da uyuşması, elektriklenmesi, şişmesi ve ödem meydana gelmesi kanal darlığının başlıca belirtileridir. Bu şikayetlerin her iki bacakta da giderek artan şikayetlere dönüşmesi ise kanar darlığını bel fıtığından ayırır. Bel fıtığında, sağ veya sol tek bir sinir sıkışmaktadır.

Kanal darlığı şikayeti olan hastalar kısa bir mesafe yürüseler dahi, bacaklarda ve kalçalarda ağrı ve uyuşma hissederler. Bu ağrılara nörojenik kladikasyo yani kaslarda güçsüzlük eşlik eder. Kas güçsüzlüğü yaşayan hasta kısa mesafe de yürüse hemen oturma gereksinimi duyar yoksa kendini düşecekmiş gibi hisseder. Bu tip şikayetler uzun süre ayakta kalma durumunda daha da artar. Öne doğru eğilme, oturma ve yatma gibi pozisyonlarda ise kanal genişlediği için şikayetlerde azalma gözlenir. Kanal daralması problemi olan bir hastadan yürümesi istendiğinde, ağrıları şiddetlenmeye başlar. Hasta öne doğru eğilerek yürüme eğilimi gösterir. Bunun nedeni eğilme pozisyonunda kanalın genişlemesi ve ağrının hafiflemesidir. Bu kanal darlığı hastalarında tipik rastlanan bir durum olup en önemli ve ayırt edici belirtidir. 

Hastanın yürüme mesafesi kanal darlığına bağlı olarak giderek azalmaya başlar. Kanal darlığı kişinin hareketlerini kısıtlar ve günlük yaşantısının sekteye uğramasına sebebiyet verir. Kanal darlığındaki en can sıkan tablo hastalığın belirtilerinin giderek ilerlemesidir. Hastanın hiç durmadan yürüyebileceği mesafe her geçen gün daha da kısalır. İlerleyen vakalarda problemler evdeyken bile bacakların uyuşması şeklinde kendini hissettirir.

Nadir görülen bir semptom olmakla birlikte, kanal darlığının çok ilerlemesi ve son evrelere gelmesi durumunda kaslarda felce neden olabilecek derecede bir güçsüzlük gözlenebilir. Hatta kaslardaki güçsüzlük , tuvaletini tutamama, idrar kaçıma gibi şikayetlere kadar varabilir. Böyle bir durumda vakit kaybedilmeden cerrahi müdahaleye baş vurulmalıdır. 

Kanal darlığı semptomları genellikle konservatif tedaviye cevap verir. Fizik tedavi, bel korseleri ve bel egzersizleri ile tedavi edilemeyen bel, bacak ağrısı ve nörojenik kladikasyo (kas güçsüzlüğü) için ise cerrahi müdahaleye baş vurulur. Konservatif tedavilere cevap alınamayan hastalar için en kesin tedavi dar kanal ameliyatıdır. Dar kanal ameliyatında omurilik ve sinir kökleri baskıdan kurtarılır ve omurga dizilimi restore edilir. Kanalın genişletilmesi ve böylece darlığının neden olduğu baskının ortadan kalkması ile hastanın şikayetleri de kaybolur. Dar kanal ameliyatının uzun dönem sonuçlarında hastaların yürüme sürelerinde artış gözlenir ve ameliyat öncesine göre çok daha rahat hareket edebilirler.