Spina Bifida

Spina bifida; ayrık veya açık omurga anlamına gelir. Doğumsal bir anomalidir. Ülkemizde yaklaşık 1000  de 3 oranında  görülür.   

Spina Bifida Nasıl Oluşur?

Bebek anne karnında iken, omurganın (omuriliği koruyan omurga kemikleri)  kapanamaması sonucu, açık kalan bölgeden , omuriliğin etrafını saran zarlar (meningosel)  veya zarlarla beraber omurilik dokusunun (meningomiyelosel) fıtıklaşmasıyla oluşur. 

 En sık bel bölgesinde görülen Spina bifidanın 3 tipi vardır:

Spina Bifida  Occulta:  Spina bifidanın en hafif şeklidir.  Omurgayı oluşturan kemiklerin bir ya da birkaçında küçük defekt ya da defektler vardır. Omurilik ve sinirler normaldir. Defektin olduğu bölgede  cilt üzerinde aşırı bir kılllanmanın olması dışında herhangi bir bulgu vermez.

Meningosel: Spina bifidanın en nadir görülen şeklidir.Omurganın açık kalan kısımlarından, omuriliği çevreleyen zarlar dışarıya doğru fıtıklaşırlar.Fıtık kesesi içinde beyin ve omuriliği çevreleyen ve koruyan beyin omurilik  sıvısı da bulunur.

Meningomiyelosel:  Spina bifidanın  en ileri ve en ağır  şeklidir. Fıtıklaşan kesenin  içinde  zarlarla birlikte   omurilik ve sinir kökleri de bulunur.

Spina Bifidalı Bebekte Tanı Amaçlı Neler Yapılmalıdır?

Spina bifida ile doğan bebekte öncelikle fizik ve nörolojik muayene yapılır. Direkt omurga filmi, kafa ve omurilik ultrasonu, bilgisayarlı beyin tomografisi ve manyetik rezonans görüntüleme ile spina bifidanın tipi, ağırlığı, sinir tutulumunun derecesi değerlendirilir.

Spina Bifida’nın Tedavisi Nasıldır?

Spina Bifida occulta genelde tedavi gerektirmez. Omuriliğin etkilenmediği meningosel vakalarında herhangi bir paralizi (felç) riski olmadan cerrahi tedavi mümkündür. Meningoseli olan pek çok  çocuk  cerrahi tedavi sonrası normal yaşamlarına devam edebilirler.

 Meningomyeloseli olan bir bebek ise doğduktan 24-48 saat sonra operasyona alınmalıdır.Burada omurilik yerine yerleştirildikten sonra üzeri kas ve zar tabakaları ile kapatılır. Amaç enfeksiyon oluşumunu önlemek ve sinirlerin zedelenmesine engel olmaktır. Ancak eğer sinirler operasyon öncesi zaten zedelenmiş ise bu geri dönüşümü olmayan bir olaydır ve bacak felçleri ile idrar, dışkı  problemleri kalıcı olur. Bu bebeklerde uzun süreli rehabilitasyon gereklidir.

Hidrosefali oluşan bebeklerde ise biriken sıvı cerrahi olarak yerleştirilen bir şant (shunt) yardımı ile bebeğe zarar vermeden boşaltılır. Son yıllarda “üçüncü ventrikülostomi” adı verilen yeni bir ameliyat yöntemi şant yerine kullanılmaya başlanmıştır. Daha doğal ve şantların yol açtığı komplikasyonların görülmediği bir yöntemdir.